Çocukluğumdan beri gözlemlediğim, derelerin üzerinde batmadan duran böceklerin sırrını da öğrenmiş olduk bu yazı sayesinde.
Suyun yüzey gerilimi, su üstünde zar gibi ince bir tabaka meydana getirir. Bu nedenle ,ayakları tüylü ya da yağlı bazı böcek türleri, su üstünde batmadan yürüyebilirler. Kibriti yavaşça suya bıraktığımızda batmamasının sebebi de yüzey gerilimidir.
Fotoğraf http://www.ndsu.edu internet sitesinden alınmıştır.
Suyun içinde bulunan bir molekül, kendisini çeviren diğer moleküller tarafından eşit oranda merkeze doğru çekilir, dolayısıyla net kuvvet sıfırdır. ”Yüzey gerilimi” adı verilen bu kuvvet aynı zamanda sıvının yüzeyini mümkün olduğu kadar küçültmeye çalışır. Su molekülleri arasındaki çekim kuvveti oldukça yüksektir. İç kısma yönelme ve yüzey alanlarını en düşük düzeye indirme eğilimindeki su damlaları da eşit hacimli geometrik şekiller arasında yüzey alanı en düşük olan şekli, yani küreyi seçer. İnsanların üşüdüklerinde toplanmalarının sebebi kısmen de olsa küre şeklini almaya çalışarak yüzey alanlarını küçültmek ve böylece daha az üşümektir.
Kaynak : TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi – 2002
Bir bebeğin anne karnında cenin pozisyonu dediğimiz pozisyonda durmasının nedeni de yüzey alanını küçültmeye çalışmaktır. Deprem anında cenin pozisyonu alınmasının nedeni de yüzey alanını küçültmek ve böylece ezilme ihtimalini azaltmaktır. Aynı şekilde üşüdüğümüzde organlarımızı bir araya toplamamızın nedeni de yüzey alanını azaltarak soğuğun vücuda etkisini azaltmaktır. Araştıran: Cemal KESİK