Kategori arşivi: Her Telden

Lise Giriş Sınavı(LGS) Önerileri

Bu yazımda ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin haziran ayı içerisinde gireceği eski adı Teog olan  Liselere Geçiş Sınavı ile ilgili faydalı olacağını umduğum bilgiler vereceğim. Aşağıdaki tavsiyelerimin öğrencilerin başarılı bir sınav geçirmesine katkı sağlayacağını umut ediyorum. Tavsiyelerim daha çok matematik sorularına yönelik olacaktır.

Öncelikle sınavda heyecanınızı yenmeniz çok önemlidir. Kaygı ve stres yerine sınava çalışmış olmanın verdiği rahatlıkla sınava girmelisiniz. Velilerin de heyecanını kontrol altına alması gerekmektedir. Çünkü yapılan araştırmalar velilerin öğrencilerden daha fazla heyecanlandığını ve öğrencilerin de aşırı derecede heyecanlanmasına neden olduğunu göstermektedir. Eğer veli heyecanını yenemiyorsa, öğrencinin heyecanını yenen bir yakını ile sınav yerine gitmesi daha iyi olur.

Özellikle sınava yaklaştığınız günlerde yoğun fiziksel etkinliklerden kaçının. Allah korusun futbol oynarken veya bisiklet sürerken kalem kullandığınız elin kırılması ya da incinmesi hiç de istenen bir durum değildir.

Sınavdan önce aşırı su içmeyin ve yanlış bilgi olarak, beynin daha iyi çalışması için yenmesi gerektiği söylenen şekerli gıdaları ve içecekleri tüketmeyin. Aşırı şekerli gıdalar ve içecekler kan şekerinin ani yükselmesi ve düşmesine ve bunun sonucunda baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu ve elde uyuşmalara neden olabilir. Canan Karatay, öğrencilere günlük 3-4 tane yumurta yemelerini, bol bol fındık ve fıstık tüketmelerini, şekersiz Türk kahvesi içmelerini tavsiye ediyor. Sınavdan önce yediğiniz bir yiyecek veya içtiğiniz bir içecek sınavda karın ağrısı çekmenize neden olabilir. Besin zehirlenmeleri riski olduğu için sınavın bir gün öncesinde dışarıda yemek yenmemeli, mayonez, tavuk gibi çabuk bozulabilecek gıdalardan sakınılmalı ve açıkta satılan gıdalar tüketilmemelidir.

Sınav esnasında masanın üzerine içeceğinizi bırakmayınız. Suyu adınıza düzenlenmiş optik forma döküp zor durumda kalabilirsiniz. Ayrıca kız öğrencilerin saçlarını görüşü engellemeyecek şekilde bağlamaları gerekmektedir.

Sınav esnasında konsantrasyonunuzu bozan bir durum varsa gözetmenlere iletiniz.

Sınavda zamanı verimli kullanmalısınız. Takıldığınız sorularda vakit harcamayın. Soruya takılmayın. Öncelikle kolay soruları bulup çözmeyi hedefleyin. Yapamadığınız sorulara işaret koyun, mesela yuvarlak içine alın ve sonraki sorulara geçin. Daha sonra çözmek için bu işaretler size zaman kazandıracaktır. Optik formu işaretlemeyi en sona bırakmayınız. Bir soruyu boş bıraktığınızda sonraki sorunun cevabını optik formda yanlışlıkla boş bıraktığınız sorunun karşısına işaretleyerek kaydırma yapabilirsiniz. Bu konuda dikkatli olun ve çözdüğünüz sorunun numarasını gördükten sonra karşısına işaretleme yapınız. Türkçe dersinde uzun paragraf sorularında çok hızlı okumak önemlidir ancak matematik dersinde soruyu çok hızlı okumaya çalışmayın. Sindire sindire ve sadece önemli gördüğünüz yerlerin altını çizerek soruyu okuyun. Sınavda soruları çok hızlı okuman, zamandan tasarruf edeyim derken soruyu anlayamamandan dolayı çözümü için daha fazla zaman harcamana veya soruyu yanlış çözmene neden olabilir. Soruyu tam okuyup anlamadan kesinlikle çözüme başlamayın.

Albert Einsteın’ın şöyle dediği rivayet edilir;
Bana çözmem için bir soru bırakılsa ve bir saatlik süre tanınsa; 45 dakikasını soruyu tanıyıp okuyup anlamaya,10 dakikasını çözüm yolu üretmeye, geriye kalan 5 dakikasını da çözüme ayırırım.

Bazı deneme sınavlarında sorular çok zor olduğu için bazı öğrencilerimin sınav disiplininden koptuğunu ve daha sınav anında soruların zorluğundan şikayet ettiğini gözlemliyorum. Sınav eğer zor bir sınav ise herkese zordur. Yani bir öğrenciye zor diğer öğrencilere kolay soru sorulmuyor. Basit bir sınavdan çok fazla net yapan bir öğrenci, zor bir sınavda daha az net yaparak daha üst sıralarda yer alabilir. Kolay bir sınavdan 18 matematik neti ile istediği okulu kazanamayan bir öğrenci zor bir sınavda 15 net ile istediği okulu kazanabilir. Şu ana kadar yapılan en zor LGS olan 2018 Liselere Geçiş Sınavında bulunduğum ilçede 7-8 matematik neti yapan öğrencilerin Fen Lisesine gitmesi bu durumu en güzel şekilde özetler. Tabii burada daha az net yapsak da olur şeklinde düşünülmemeli. Mevcut şartlarda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmalısın. Yoksa maçlarda hakeme pozisyona itiraz ederken maçın başladığının farkına varmayıp gol yiyen takım durumuna düşebilirsiniz. Soruyu okurken tüm soru cümlesini değil de sadece sorunun kilit noktası ve ipucu oluşturacağını düşündüğün bölümlerin altını çizmen daha faydalı olur. Özellikle soruyu çözmek için daha sonraya bıraktığınızda veya soruyu ikinci defa okuduğunuzda size kolaylık sağlar. Yapamadığınız sorulara tekrar döndüğünüzde o soru üzerinde yaptığınız işlemleri silerek veya ayrı bir yerde işlem basamaklarını baştan yazarak tekrar çözmeye çalışın. Çünkü daha önceki çözüm üzerinden giderseniz  hatayı  görmeniz zor olacaktır. Şekilli sorularda soruda verilen uzunluk, açı, eşlik vb. bilgileri mutlaka şeklin üzerinde uygun yerlere yazınız. Bu sorunun çözümünü görmenizi kolaylaştırdığı gibi hata oranınızı da düşürecektir.  Özellikle cebirsel ifadeler başta olmak üzere artı ve eksi işaretlerine ve parantezlere dikkat ediniz. Bir tam sayının pozitif tam sayı kuvvetleri derken sıfırı almak, bir tam sayının doğal sayı kuvvetleri derken sıfırı almamak, sayının sıfırıncı kuvvetini yanlışlıkla sıfır almak(00 hariç 1 olmalı), 1 hariç sayının 1. kuvvetini 1 olarak almak(doğrusu sayının kendisi olmalı), asal çarpanı çarpan olarak, bir tam sayının doğal sayı kuvvetlerini katları olarak, çapı yarıçap olarak işlem yapmak öğrencilerin en çok yaptığı hatalardır.

Hiçbir soruyu küçümsemeyiniz. Çok kolay bir sorudaki ufak bir detay gözünüzden kaçabilir. O yüzden soru kolay diye kesinlikle rehavete kapılmayın. Soruyu kafadan çözmek, basit hatalar yapmanıza neden olabilir. Soruyla ilgili verilenleri ve ipuçlarını mutlaka şekil varsa şekildeki uygun yerlere ve kitapçığa yazınız. Sorunun çözümü ile ilgili şekil çiziniz. Şekil çizmeniz sorunun çözümünü kolaylaştırdığı gibi hata yapma ihtimalinizi de düşürür. Genelde öğrenciler değişik tarzda soru görünce çok zor zannedip önyargıyla yaklaşırlar. Sorunun zor görünmesinin nedeni sorunun zorluğu değil, öğrencinin ilk kez böyle bir soru ile karşılaşması olabilir. Size çok zor görünen ve çok değişik tarzda gelen bir soru basit düşünülerek çözülebilecek bir soru olabilir.

Bulduğunuz sonucun şıklarda olması kesin doğru olduğu anlamına gelmez. Çünkü soruyu hazırlayanlar, öğrencilerin yapabileceği genel hataları hesaplayıp, o hatalar sonucu bulabileceği yanlış cevapları şıklara yerleştirirler. Bulduğunuz sonuç şıklarda öğrenciyi şaşırtmak amacıyla bulunabilir. Bu da öğrenci için dezavantajdır. Çünkü öğrencinin soruyu çözerken yapacağı muhtemel hatalar sonucu ulaşacağı sonuçlar şıklarda olmasaydı, öğrenci bir yerlerde yanlış yaptığından emin olabilecekti. Soruyu çözerken sonuca ulaştığını düşündüğün anda bulduğun sonucu şıklarda görmenin büyüsüne kapılmayın. Soru kökünü son kez okuyun. Senin bulduğun sonuç ney? Senden ne isteniyor? Sonuç zannettiğin sayı, sonuca ulaşman için gerekli olan bir aşamanın sonucu olup sorunun çözümünü devam ettirmen gerekiyor olabilir. Unutma! Sınavlarda doğru şıklar kadar yanlış şıklar da özenle seçilmiştir.

Aşağıda 2024 LGS’de sorulan ve çoğu öğrencinin ters köşe olduğu soruyu inceleyiniz. Çoğu öğrenci 15 sonucunu işaretledi. 15’e 5 ilave etmeyi unuttu.)

Sınavlarda çok zor soruları yapabildiği halde  basit soruları kaçıran bir öğrenci profili vardır. Bu tip öğrenciler kendini zor soru ve çözümlere odakladığı için, basit çözümleri görmekte zorlanır ve karmaşık düşünürler. O yüzden soruyu sakin bir şekilde okuyup anlamaya çalışın.

Bir soruyu çözerken bazen öğrenci bir şıkkın doğru olduğundan o kadar emindir ki diğer şıklara bakmadan bir şıkkı işaretler. Özellikle A ve B şıkkı öğrencinin doğru zannettiği şıksa. Bu gibi bir durumda doğru  sandığınız bir şıkta özellikle şık bir açıklama ifade ediyorsa küçük bir ayrıntı ya da kelime oyunu dikkatinizden kaçmış olabilir. Bu yüzden bir şıkkın doğru olduğundan her ne kadar eminseniz de diğer şıklara da kısaca bir göz gezdirin. Belki sorunun cevabı sonraki şıklardadır. Sonraki şıklar doğru zannettiğiniz şıktaki gözden kaçırdığınız ayrıntıyı görmenizi sağlayabilir. Bazen hangisi doğrudur veya hangisi yanlıştır şeklindeki sorularda şıkların doğruluğunu ve yanlışlığını kontrol etmemiz gerekebilir. Bu tip sorularda kontrol etmesi uzun süren şıkkı sona bırakabiliriz. Çünkü o şıkkı kontrol etmeden diğer şıkları kontrol etmek bizi doğru cevaba ulaştırabilir. Böylece zamanı verimli kullanmış oluruz.

Daha önce çözdüğünüz bir soruya benzer bir soru ile karşılaşabilirsiniz. Bu durumda o soru sizin benzerini  çözdüğünüz soruya belli bir yere kadar benziyor olabilir. Soru kökü daha önce çözdüğünüz benzer sorudan farklı bir bilgi istiyor olabilir. Bu yüzden dikkatli olun. Aşağıdaki sorular arasındaki çok ufak farklar ne demek istediğimi  daha iyi anlatıyor.







Cevap: 1 sarı+5 mavi +8 kırmızı=14              Cevap: 4 mavi+7 kırmızı=11











Cevap: 1/7                                                            Cevap: 1/10

Cevap 17 —- 8 turuncu 3 yeşil, 6 kırmızı

Bu torbadan en az kaç top alındığında turuncu, mavi, yeşil ve kırmızı topların çekilme olasılığı eşit olur?

Cevap: 21 —- Mavi 4, yeşil 7, kırmızı 10

Aşağıda bir sorunun birbirinin aynı gibi görünen ama farklı cevapları olan farklı versiyonlarını inceleyelim.

Soru 1: Özge 8 haftada kaç tane ingilizce kelime ezberlemiştir. Cevap: 8×10= 80 (50 tanesini zaten biliyordu)

Soru 2: Özge 8. haftada kaç tane ingilizce kelime ezberlemiştir. Cevap 10

Soru 3: Özge 8 hafta sonra kaç tane ingilizce kelime biliyordur. Cevap 50+80=130

Hangisi doğrudur veya yanlıştır tarzı sorularda şekil veya cümleden bir şey anlamadıysanız veya kısmen anladıysanız şıkları okumanız soruyu anlamanızı hatta cevaplamanızı sağlayabilir. Diğer şıklar hakkında fikriniz yoksa bile şıklardan birisinin verdiği bilgi size doğruyu buldurabilir. Özellikle denklem sorularının büyük çoğunluğunu şıklardan giderek çözebilirsiniz. Soruyu okuduktan sonra şıklara şöyle bir bakın. Şıklar size bir şeyler çağrıştırabilir.

Bir soruyu cevapladığınızda elde ettiğiniz ilk sonucu şıklarda görmenin büyüsüne kapılmayın. Çünkü soruyu hazırlayanlar,  öğrencilerin soruyu çözerken yapacakları muhtemel hatalar ve yanlış anlamalar neticesinde bulacağı sonuçları şıklara yazmaktadır. Yani sınav sorularının doğru cevabı kadar yanlış cevapları da özenle belirlenir.  Bu da öğrenci için dezavantajdır. Çünkü öğrencinin soruyu çözerken  yapacağı muhtemel hatalar sonucu ulaşacağı sonuçlar şıklarda olmasaydı, öğrenci bir yerlerde yanlış yaptığından emin olabilecekti. Sınavda amaç sadece bilgiyi değil dikkati de ölçmektir. O yüzden sınav esnasında bilgi ve bilginin kullanımı, dikkat, soğukkanlı olma ve zamanı verimli kullanma  başarıyı sağlamada önemlidir. Mesela yukarıdaki soruda çoğu öğrenci yaptığı işlem sonucu 9 sonucunu bulur ve A şıkkını işaretler, oysa cevap 11’dir. Soru kökü boyları eşit olduktan kaç yıl sonra şeklinde olsaydı cevap 9 olacaktı.

Bulduğunuz çözüm sonucunun şıklarda farklı bir gösterimi olabilir.  Mesela önceki yıllarda teog sınavında öğrencilerimizin büyük bir bölümü bir sorunun cevabını 1/16 olarak buldu. Ancak şıklarda bu sayının ondalık gösterimi olan 0,0625 sayısını çoğu öğrenci işaretleyemedi. Aynı şekilde sonucu 32 bulabilirsiniz, ancak şıklarda 25 olabilir. Mesela eğimi 2/5 bulabilirsiniz, ancak şıklarda eğimin yüzde karşılığı olan %40 veya 0,4 olabilir. Sonuç olarak bulduğunuz 0,05 yerine şıklarda 5.10-2 yer alabilir. 1/25 yerine 5-2 veya √8   yerine 2√2 , √18   yerine 3√2  sonuçlarını şıklarda görebilirsiniz. √45/√5 işleminin sonucunda çoğu öğrenci cevap 3 olmasına rağmen yanlışlıkla 9’u işaretleyebilir. Şekilli sorularda verilmeyen uzunlukları bulmak için şekildeki uygun bir yerin uzunluğuna X diyerek denklem kurmanız gerekebilir.

Eğim sorularında dikey ve yatay uzunlukları hesaplayabileceğiniz dik üçgen arayın veya oluşturun. Genelde Eğim, Pisagor bağıntısı ve Benzerlik konularının ikisinin bir arada olduğu bir soru her zaman beklenen bir soru tipidir.
Olasılık sorularında olası durumları tek tek yazmanız gereken bir soru çıkma ihtimali vardır. Örnek sorular;

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önemli olan zor ve uzun işlem gerektiren sorular çözmek değildir.  Önemli olan değişik, çözümü kısa ama çözümü görmesi  konsantrasyon, dikkat ve basit düşünmeyi gerektiren soruları çözmektir.  Bunun için kaliteli kaynaklardan sorular çözün. Kesinlikle gelişi güzel, özen gösterilmeden hazırlanmış, hatalı soru ve cevap anahtarlarının, çok uzun işlemler gerektiren, kazanım dışı, seviyenizin üzerinde gereksiz soruların olduğu kaynak kitap ve soru bankalarını kullanarak zaman ve enerjinizi boşa harcayıp moralinizi bozmayın. Özenle hazırlanmamış bu kaynaklardaki hatalı ve lisede göreceğiniz bazı sorular sizleri yanlış öğrenmelere, umutsuzluğa, bıkkınlığa sürükleyebilir. Deneme sınavlarını gerçek bir sınav gibi düşünerek önem verin. Sınavda zamanı verimli şekilde kullanmak için, evde deneme çözerken mutlaka zaman tutun.

Öğretmen ders anlatırken önemli gördüğünüz ve yanlış anlaşılmalara neden olabileceğini düşündüğünüz yerleri kısaca  not alınız. Çözümünde zorlandığınız soruları mutlaka işaretleyin ve okulda öğretmenlerinize mutlaka sorun. Sınavdan önce daha önce işaretlediğiniz bu soruların çözümlerini ve öğretmeninizin aldırdığı ve kendinizin aldığı notları gözden geçirmeniz faydalı olacaktır. Sınavlarda matematik dersinde en yüksek notu alan öğrencilerin öğretmenlerine en çok soru soran öğrenciler olması tesadüf değildir.

Zihinden yaptığınız işlemleri bile kitapçığın üzerine yazınız. 2016 yılındaki 2. Teog sınavında 95 alan bir öğrencimiz yandaki soruda 11+12 işleminin sonucunu 23 yerine 21 yazarak 100’ü kaçırmıştı. Oysa bu işlemi kitapçığa yazsaydı büyük ihtimalle bu hatayı yapmayacaktı.

Sınavda 3 yanlış 1 doğruyu götürüyor. Aslında burada 3 yanlış 1 doğruyu götürür seklinde değil de 1 yanlış 1/3 doğruyu götürür şeklinde düşünmemiz daha doğru olur. 2 yanlış yapılması, doğrunun gitmeyeceği anlamına gelmez. 2 yanlış 0,666….. doğruyu götürür. 1/3 (0,3333…) doğrunun getireceği puan Türkiye genelinde binlerce öğrenciden az ya da fazla puan almanıza neden olur. Bu yüzden çözemediğiniz soruyu kesinlikle işaretlemeyiniz.

Sınav arasında, çıktığınız sınavın soruları hakkında arkadaşlarınızla konuşmayınız. Aklınız yanlış yaptığınızı öğrendiğiniz bir soruda kalabilir, hatta yanlış yaptığınız soru basit bir soru ise sizi üzülebilir, moralinizi bozabilir ve sayısal sınavına iyi konsantre olamazsınız. Sınav arasını dinlenerek ve ihtiyaçlarınızı gidererek geçiriniz.

Eğer bu yazıyı buraya kadar okuduysan, zaten “sınavdan kesinlikle erken çıkma” diye uyarmama gerek kalmayan ve profesyonel düşünen bir öğrencisindir. Artan zamanın olursa ki matematik testinde çoğu öğrencinin olmaz, boş kalan sorulara ve diğer soruların kontrolüne ayırmalısın.

2013 yılından beri yapılan 16 Teog testinin A kitapçıklarının cevap anahtarlarını incelediğimde  şu ana kadar peş peşe 4 şıkkın da aynı olduğu görülmemiş. Hatta 2015 yılı 2. Teog sınavının A kitapçığı  hariç diğer sınavlarda 3 şıkkın peş peşe geldiği de yok. Üç şıkkın ard arda aynı gelme olasılığı  az da olsa var.(B,C ve D kitapçıklarının cevap anahtarlarını incelemedim) Sınavda ard arda aynı 4 şıkkı işaretlediyseniz bunlardan en az birinin yanlış olma ihtimali  yüksektir. Böyle bir durumda şıklarda değişiklik yapamıyorsanız şıkları olduğu gibi bırakınız. Bazı öğrenciler yanlış sorudan şüphelenip doğru cevapladığı sorunun şıkkını silerek bu durumu düzeltmeye çalışıyor. Yandaki cevap anahtarı incelendiğinde 4. Sorudan 12. Soruya kadar 9 sorunun cevapları B ve C şıkları arasında gidip gelmiş. Bence olmaması gerekirdi. Kısaca şıklara takılmamanızda fayda var.
(Not: Bakanlığın ard arda 4 veya 5 soruda da aynı şıkkı cevap anahtarı olarak belirlemesi durumunda herhangi bir sorumluluk kabul etmiyorum. Yukarıdaki paragraftaki çıkarımlar tamamen kişiseldir.)

Teog sisteminde 1. ve 2. dönem 20+20 olmak üzere 40 soru soru ile 1 yılın konularından sınav yapılırken şimdi 1 yılın konularından 20 soru ile sınav yapılacak. 20 sorunun tüm sene işlenen konuları kapsaması için çoğu soru birden fazla kazanıma hitap edecektir. (Mesela eğim-pisagor, asal çarpanlar-olasılık, kareköklü ifadeler-olasılık vb. gibi iki kazanımı birlikte ölçen sorular)

Sınavı asla hayat memat meselesi olarak görmeyin.  Elinden geleni yapmış olmanın verdiği rahatlıkla sınava gülerek girmeli ve çıkmalısın.

Sınavdan düşük puan almanız ileride başarısız olacağınız anlamına gelmediği gibi, yüksek puan almanız da ileride kesin başarılı olacağınız anlamına gelmez. Özellikle velilerimizde bu düşünceye sahip olmalı. Unutmayın! Allah ömür verdikçe birçok sınava gireceksiniz. Bu sadece onlardan bir tanesi olacak. Korkmadan, sınava gülerek girin, elinizden geleni yapın ve sınavdan gülerek çıkın.

Hiç bir şey, hiç bir sınavın sonucu senden daha değerli değil. Şimdiden hepinize başarılar dilerim.

Başarılı bir sınav geçirmeniz dileğiyle…

Cemal Kesik
İlköğretim Matematik Öğretmeni
www.karadenizli.biz

Not: Bu yazıdaki bilgilerin  %100 doğru olduğununu iddia etmiyorum. Yazı  tamamen kendi tecrübelerimi ve tahminlerimi yansıtmaktadır.  Sınav hakkında kesin ve en net bilgi için Milli Eğitim Bakanlığının yayınlayacağı kılavuzu okumalı ve dikkate almalısınız.

Bu yazının kaynak göstermek şartıyla kullanımı serbesttir.

Hatıra Paralar

Tarihte kurulan 16 büyük Türk Devleti hakkında lisede öğrendiğim bilgilerimi canlı tutmak için sipariş verdiğim, tarihte kurulan 16 büyük Türk Devleti ve Orhun Anıtları için Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nün bastırdığı hatıra paraların resimlerini paylaşıyorum. Her bir devlete ait paraların üzerinde devletin bayrağı ile kuruluş ve yıkılış tarihi yer almakta.

   
   
   
   
   
   
   
Not: Ünlü Türkolog Hüseyin Nihal ATSIZ  büyük Türk devletlerinin sayısının 16 olduğu düşüncesine karşı çıkar. Kesin bir sayı söylemek için elde daha çok veri olması gerektiğini söyler. Ayrıca  l6 bayrağı da  yakıştırma olarak niteler. Gerekçe olarak da eski Türkler`de bayrak yerine, tuğ kullanılmasıdır. Bayrak, tuğun gelişmesiyle daha sonraki yüzyıllarda doğmuştur. Özellikle Hun bayrağını eleştirmekte. Hun bayrağında bulunan ejder’in Çinlilerin sembolü olduğunu, Türkler’de ise kurt, doğan ve koyunun kullanıldığını söyler.

İlginç Bir Göz Aldanması

Bilim Teknik Dergisi Mart 2017 sayısında rastladığım bu göz yanılsaması bana çok ilginç geldi. Çizgilerin boyu aynı fakat orta kısımlar gözümüze daha uzun görünüyor.

3 Arkadaş

5. sınıflarla matematik uygulamaları dersinde yaptığımız etkinliği fotoğraflara dökelim dedik bu sefer.

Soru: 3 arkadaş 3 kişilik bir sırada oturarak Cemal Hoca’dan fotoğraflarını çekmesini istiyor. Her fotoğraf karesinde 3 arkadaşın da görünmesi şartıyla bu 3 arkadaş kaç değişik şekilde sırada oturarak fotoğraf çektirebilir?

1. Poz


Cevap: Okumaya devam et →

Nihayet!

Uzun süreden beri öğrencilerim özellikle geometri sorularını internet sitem üzerinden sormakta güçlük çekiyordu. Fotoğrafı çekilen soruların İletişim sayfası üzerinden gönderilmesi ve gönderilen soruların ve cevapların sayfada görünmesi için çok adımlı işlemler yapmam gerektiriyordu. İki yıldan beri forum sitelerinde yaptığım araştırmalarda bir çözüme ulaşamamıştım. Bir ara forum sitesi kurup öğrencilerimle bu site üzerinden iletişim kurmayı denemeyi düşünürken tesadüfen Comment İmages adlı wordpress eklentisi ile tanıştım. Eklentiyi kurduğumda sorunumun çözüldüğünü görmek beni mutlu etti. Artık öğrencilerim Soru-Sor sayfası (https://www.ekoromeo.com/soru-sor/) üzerinden cep telefonu ile çektikleri soru fotoğraflarını sayfaya rahatça gönderebilecekler. Ayrıca sorular benim tarafımdan ya da başka bir öğrenci tarafından cevaplandığında eş zamanlı olarak mail adreslerine sorularının cevaplandığına dair bir mesaj ve sorunun çözümünü görebilecekleri bir bağlantı gönderilecek.

En Sıradışı Vakalar

Bu yaz okuma fırsatı bulduğum “Bir Psikiyatristin Gizli Defteri” daha önce okumadığım türden bir kitaptı. Bu yazımda kitapta geçen ve ilgimi çeken bölümler hakkında kısaca bilgi vereceğim. Kitapta 15 farklı sıra dışı vaka anlatılmakta. Bu vakaları okuduktan sonra bolca şükrettiğimi de söylemeliyim.

İlgimi Çeken Vakalar; Okumaya devam et →

Tek Satılan Ayakkabı

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle. Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
– Küçük!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
– Gerçekten çok güzeller! diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.
– Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı.
Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü: Okumaya devam et →

Şah Sultan

Yaklaşık bir yıldan beri başucumda duran ve okumaya fırsat bulamadığım İskender PALA’nın “Şah Sultan” adlı kitabını nihayet okudum. Belki de kitabı daha önceden okuyan eşimin kitabı çok beğenmesiydi bana kitabı geç okutan. Bu yüzden kitabı okumayı geciktirip yıllandırdım biraz kafamda.

Birisi öz annesini öldürtmüş, diğeri babasını derdest edip kardeşlerini, yeğenlerini ve vezirlerini öldürtmüş iktidar hırsı ile yanıp tutuşan  iki hükümdar.

Sonradan Şah İsmail’in yeğeni olduğunu öğrenen küçük bir çocuk ile Hasan ve Hüseyin adlı ikiz kardeşlerin anlatımlarıyla hayat bulan hikaye insanı farklı dünyalara götürüyor. Küçük çocuk sevginin ne olduğunu keşfetmeye çalışıyor. Hikaye boyunca sevginin envayi çeşit tanımını yapıyor. İkiz kardeşlerden birisi kızılbaşların hükümdarı Şah İsmail’in diğeri ise Şah’ın can düşmanı Sultan Selim’in has adamı.

Bir sevenden sevgiliye verilen bir incinin önce Şah İsmail’e, ardından Çaldıran Savaşı’nda Şah İsmail’le dövüşen bir Osmanlı askerine, ondan Sultan Selim’e ve tekrar sevgilinin eline geçmesi ve en sonunda toprağa gömülmesi şeklinde son bulan yolculuğunun tarihle yoğrularak anlatıldığı güzel bir hikaye…

Kitabı okumadan önce alevilik inancı ile ilgili bazı kavramlar hakkında ön bilgiye sahip olmanız faydalı olacaktır. Yoksa benim gibi kitap okumayı bölüp zaman zaman google amcaya soru sormak zorunda kalacaksınız. Kitap okunduktan sonra sizi bazı konularda araştırma yapmaya teşvik edecektir. Kendi adıma konuşursam Sultan Selim’in küpe takıp takmadığı muamması bunlardan biri.

Daha önce İskender Pala’nın Lale Devrinde geçen bir hikayeyi Lale Devri ve Patrona Halil isyanını da harmanlayarak anlattığı “Katre-i Matem” adlı kitabını ve yine Yunus Emre’nin hayatını konu alan “OD” adlı kitabını okumuştum.(Katre-İ Matem matem damlası demektir. Aynı zamanda bir lale cinsinin adıdır.) Dili edebiyat ve tarihçi olmayanlara göre biraz ağır olsa da hoşuma gitmişti. Şah Sultan’ı daha da beğendim. Katre-i Matem’e göre anlatım daha sade ve oldukça sürükleyici. Özellikle insana kitabı okumayı bıraktıracak gibi görünen ilk 5-6 bölümün ardından kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.

“OD” ise insanı tasavvuf dünyasına götürerek günlük işlerden ve kaygılardan sizi alarak çok farklı diyarlara götürüyor.(ODUN:ateş veren şey, OD: ateş demek. Tasavvufta ise gönülleri tutuşturan alev demek). Kitaptan aklımda kalan en can alıcı bölüm ise Mevlana’nın Yunus Emre hakkında söyledikleriydi. “Sufilik yolunda hangi makama erişmişsem, şu Türkmen kocası Yunus’un ayak izini orada gördüm”

Şah Sultan’a dönecek olursak, müthiş bir araştırma ve emeğin harcandığı, kitabın kaynakça kısmının oldukça zengin olmasından belli.

Aşağıda, Şah Sultan’da  geçen bazı konularla ilgili Tarihçi Erhan AFYONCU’nun başlıklar halinde verdiği bilgiler mevcut;

Yavuz Sultan Selim’in küpe takıp takmadığı muamması;

Yavuz Sultan Selim denince aklımıza hep kulağı küpeli, palabıyıklı bir resim gelir. Daha sonraki dönemde yapılmış olan bu resim, tarih ders kitaplarında kullanıldığı için herkes Yavuz’u böyle tanır.

Hatta kulağındaki küpenin sebebi üzerine birçok hikâye uydurulur. En ilginç rivayetlerden biri Okumaya devam et →

Saat Tamircisi

Saatlerle ilgili araştırma yaparken; yazar Hasan MAHİR’in kişisel sitesinde “Saat Tamircisi” adlı yazısına rastladım. Oldukça hoşuma giden bu yazıyı sağ olsun kendisi sayfamda yayınlamama izin verdi. Bu güzel yazıyı beğeneceğinizi umuyorum.

Saat Tamircisi

Sabah namazının hemen çıkışında dükkânının kapısını açtı Abbas Usta. Tik tak, tik tak,tik tak korosu karşıladı kendisini. Ustalarını görmenin mutluluğunu yaşıyordu sanki saatler. Tik tak sesi Abbas ustaya mutluluk veren dünyanın en güzel sesiydi.

Her sabah olduğu gibi dükkânın vitrinindeki altın kaplamalı köstekli saati çıkardı. Kurmak için zembereği çevirdi. Saat çalışmadı. Ne yelkovanda nede akrepte bir hayat belirtisi vardı. Okumaya devam et →