Aylık arşivler: Ocak 2013

İhanete Uğramış Dâhi – Nicola TESLA

 

Aşağıda Nicola Tesla hakkında Popular Science ve Geo Dergilerinden derlediğim yazıyı paylaşıyorum. Özellikle Popular Science Dergisindeki yazı çok çok ilginizi çekecektir. Yazıyı okuyunca elektriği Edison’un, telsizi Markoni’nin ve röntgen ışınlarını William Röntgen’in bulmadığını göreceksiniz. 

Geo Dergisinde Yayınlanan Yazı:

 

Tüm zamanların en büyük mucitlerinden biriydi. 1885 yılında ABD’ye göç eden Sırp asıllı Hırvat Nikola Tesla, rakibi Thomas Alva Edison kadar patent kaydettirdi. Ama fikirlerinin hak ettiği karşılığı asla alamadı. Tesla tekrar tekrar maddi kazancından edildi. Tam da bu yüzden bugün neredeyse kültleşti.

ABD’ye göç eden Sırp asıllı Hırvat Nikola Tesla, 1891 yılının bir akşamı gösterisini parmaklarını şıklatarak başlatıyor: Akabinde elinde kızıl bir ateş topu beliriyor. Uzun boylu adam alevleri sakince önce beyaz frakı, sonra da ortadan ayırdığı siyah saçları üzerinde gezdiriyor.

Büyücü sonunda gizemli alevi izleyicilerin şaşkın bakışları arasında bir ahşap kutuya kaldırıyor. “Şimdi size günışığı yaratacağım” diye sesleniyor Tesla. New York’taki South Fifth Avenue’da, aslında laboratuar olarak kullandığı gösteri salonu mucizevi bir ışığa boğuluyor. Mucit şimdi de bir elektrik üretecine bağlı platforma atlıyor. Ayar düğmesini, bedeni iki milyon voltluk bir gerilimle yüklenene dek çeviriyor. Deşarj olan elektrik cızırdayarak tüm bedenini sarıyor. Ellerinden şimşekler ve alevler fışkırıyor. Tesla gerilimi sıfırladığında çevresinde hâlâ mavimsi bir halenin parıldadığını hatırlayacaktır bazıları.

“Elektriğin büyücüsü” New York’un sosyetesini sahne şovlarıyla büyülemeyi ve gazetecilere geliştirdiği elektrik sisteminin ne denli güçlü ve güvenli olduğunu göstermeyi seviyor. Gösterileriyle, nereden bakarsanız bakın, aslında bütün dünyanın elektriğe kavuşturulması savaşının propagandasını yapıyor.

Bu Tesla’nın aynı zamanda (isteksizce de olsa) kendisi kadar şöhretli başka bir mucide karşı verdiği bir savaş. Söz konusu adam, mizacı itibariyle Tesla’nın tam zıddı bir yapıya sahip: Thomas Alva Edison – fütursuz, kurnaz ve girişimci.

Amerikalıya göre Tesla bir “bilim şairinden” başka bir şey değildir; bir teorisyen ve fikirleri “müthiş ama son derece yararsız ” olan şanssız bir zanaatkâr. Edison, bir buluşun değerini, şirketine sağladığı kârla ölçer. Oysa Tesla sadece parayla ilgilenmez.

Okumaya devam et →

Dahilerin Yanlış Tahminleri

Çeşitli kaynaklardan okuduğum ve not aldığım, söylendiğinde normal karşılanan ama günümüzde gülünç gelen tahminler ve tarihleri umarım sizlerin de ilgisini çeker.

 

 

 

Petrol pis kokulu yapış yapış ve hiçbir işe yaramayan bir sıvıdır. (Bilimler Akademisi)

Bilgisayar teknolojisi 1949’da doruk noktasına vardı. (Bilgisayar bilimcisi John Von Neumann)

İnternetten para kazanmamız mümkün değil. (Bill Gates)

Arama motorlarından para kazanmak mümkün değil. (Yahoo yetkilileri tarafından, 1990’ların sonunda yeni bir arama teknolojisi satmak üzere kendileriyle görüşmeye gelen şimdiki Google firmasının 2 kurucusuna söylenmiştir.)

Hiç kimse telefon kullanmaz. (1877 – Rutherford B. Hayes, 19. ABD Başkanı – Daha sonra Beyaz Saray’a telefon bağlattı. Telefon numarası “1”di.)

Geleceğin bilgisayarları 1,5 ton ağırlığında olacak. (1949 – Populer Mechanics Dergisi) O zamanlar bilgisayarlar 100 ton ağırlığındaydı ve küçük bir şehir kadar elektrik tüketiyordu.

Televizyon kabul görmeyecek. (1946 – Darryl Zanuck- Film yapımcısı)

Uydular ne iletişimde işe yarar ne de veri aktarımında. (1961 – T.A.M Federal İletişim Komisyonu, FCC)

Telefon kablosundan belge aktarmak mı? Okumaya devam et →

Ağırlığımız Her Zaman Aynı Mıdır?

Fotoğrafın orijinal bağlantısı : http://eqseis.geosc.psu.edu/~cammon/HTML/Classes/IntroQuakes/Notes/plate_tect01.html

Ekvatordaki kuyumcudan altın alıp, kutuplardaki kuyumcuda bozdurmak gerekli diye düşündüm bu yazıyı okuyunca.

Ekvator ile Kutuplardaki ağırlıklarımız çok az da olsa farklıdır. Kutuplardaki ağırlığımız ekvatorda ağırlığımızdan daha fazladır. Çünkü manyetik alan kuvvet çizgileri kutuplara yaklaştığımızda sıklaşığı için yer çekimi de artar. Aynı durum Everest Dağı ile Akdeniz kıyısı için de geçerlidir. Everest Dağı Dünya’nın çekirdeğinden uzak olduğu için ağırlığımız burada Akdeniz kıyılarına göre birazcık daha azdır.

Araştıran : Cemal KESİK

Yapılamayan Teftiş

Önce wikipedi’den paradoksun anlamını vererek soruya başlayalım;

Paradoks, görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki yaratması veya sezgiye karşı bir sonuç yaratmasıdır. Çoğunlukla, çelişkili görünen sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları vardır. Paradoks teriminin karşılığı olarak Türkçe’de yanıltmaç,çatışkı ve çelişki sözcükleri kullanılmaktadır.

Bir müfettiş teftiş edeceği kurumun müdürüne kurumunu 1 hafta sonra tahmin edemeyeceği bir günde teftişe geleceğini söylüyor ama gününü söylemiyor. Müfettişin hangi gün geleceğini tahmin edebilir misiniz?

 

Okumaya devam et →

Bazı Böcekler Suyun Üstünde Nasıl Yürüyebilir?

Çocukluğumdan beri gözlemlediğim, derelerin üzerinde batmadan duran böceklerin sırrını da öğrenmiş olduk bu yazı sayesinde.

Suyun yüzey gerilimi, su üstünde zar gibi ince bir tabaka meydana getirir. Bu nedenle ,ayakları tüylü ya da yağlı bazı böcek türleri, su üstünde batmadan yürüyebilirler. Kibriti yavaşça suya bıraktığımızda batmamasının sebebi de yüzey gerilimidir.

Kaynak : Bilim Çocuk Dergisi