Aylık arşivler: Ağustos 2012

Işık Hızından Daha Hızlı Kurşun Atan Bir Tabanca Olsaydı Kimse Katilleri Suçlayamazdı

Mermi ışık hızından daha hızlı giderse insanlar tabanca ile işlenen bir cinayeti sondan başa doğru göreceklerdir. Yani insanlar merminin öldürülen insanın vücudundan çıktığını ve tabancanın namlusuna girdiğini görecektir.(Her şeyi sondan başa doğru göreceklerdi.) Çünkü insanlar ışık hızından daha hızlı göremez.

Kaynak: Bilim Teknik Dergisi Sayı:395

 

 

Güneşin Sesi

Güneşin çıkardığı ses

Kaynak : Bilim Teknik Dergisi 512.Sayı Sayfa:3

Görme Engelliler İyi Duyar

Görme engelli polis memurları Hollanda ve Belçika da şüpheliler arasındaki konuşmaların bant kayıtlarını analizde kullanılıyor. Görme engelli polis memurları arka plandaki sesleri çok daha iyi belirlemekte ve farklı konuşmacıları birbirinden ayırmakta kullanılıyor.

Kaynak: GEO  Dergisi 2009 HAZİRAN sayfa 99

İngiltere`de yapılan bir araştırmada ise, renk körlerinin birbirine yakın renkleri karıştırmalarına rağmen, arazi üzerindeki askeri kamuflajı çok net fark edebildiklerini ortaya koydu. Bilim adamları bu durumun sebebini, renk körlerinin normal insanların aynı renk zannettiği iki farklı rengi birbirinden rahatlıkla ayırabilmeleri olarak açıklıyor. Cambridge Üniversitesi`nde yapılan araştırmada, renk körlerine ve renk körü olmayan insanlara renk katalogları gösterildi. Bu katalogları inceleyen denekler, normal gören insanların birbirinden ayıramadıkları ve aynı renk olarak gördüklerini söyledikleri renkleri birbirinden farklı olarak tanımladı. Renk körlerinin bu özelliği, ilk kez 2`nci Dünya Savaşı sırasında fark edilmişti. Dönemin komutanları, renk körü olan askerlerin arazi ile aynı renkte hazırlanmış olan kamuflaj giysileri uzaktan fark edebildiklerini rapor etmişti.

Kaynak: Bilim Teknik Dergisi

Çaydanlıktaki Ses

Çaydanlığı su kaynatmak üzere ocağın üzerine koyduğumuzda zaman sonra bir tıslama sesi çıkar. Bu ses zamanla artar ve su kaynamaya başlayınca kesilir. Çünkü çaydanlığın önce alt tarafı ısınır. Sıcaklık yükseldikçe dipte buhar kabarcıkları(hava kabarcıkları değil) oluşur. Sudan daha hafif olduklarından yukarı doğru yükselen bu kabarcıklar üst kısımlarda daha soğuk olan su tabakaları ile karşılaştıklarında sönerler. Bu arada biz de tıslama sesi duyarız. Çaydanlıktaki suyun tamamı kaynama noktasına kadar ısıtıldığında, buhar kabarcıkları sönmezler; çünkü üst kısımlarda karşılaşabilecekleri soğuk bir tabaka kalmamıştır.

Kaynak : Gündelik Bilmeceler – Partha Ghose – TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 

Çok güzel bir kitap tavsiye ederim. Bu kitabı bana hediye eden asker arkadaşım Resul ÇELEBİ’ye teşekkür ederim.

Beğendiğim Mekanik Saatler

En beğendiğim her birisi sanat eseri mekanik saatler ;

 

 

 

Sudan Çıktığımızda Neden Kendimizi Daha Ağır Hissederiz?

Karada, yer çekimi gücü bizi aşağıya doğru çekerken suyun içinde, aşağıdan yukarı doğru itiliriz. Sudan dışarı çıktığımızda ise suyun kaldırma kuvveti dediğimiz etkiden kurtulmuş oluruz. Bu sırada, yer çekiminin baskısına alışıncaya kadar, bir duygu yanılması ile karşılaşır ve kendimizi ağırlaşmış hissederiz. Kendimizi ağır hissetmemizde az da olsa saçımızın, vücudumuzun ve şortumuzun ıslanmış olması da etkilidir.

Kaynak : Bilim Çocuk Dergisi

 

Ateş Pahası

Kanuni Sultan Süleyman, adamlarıyla avlanmaya çıkmış. İstanbul çevresinde avlanırken, saraydan oldukça uzaklaşmışlar. Hava birden bozmuş ve çok şiddetli bir yağmur başlamış. Çok ıslanmış ve üşümüşler. Biraz ilerideki bir kömürcünün kulübesine sığınmışlar. Kendilerini tanıtmamışlar ama, kömürcü onların kim olduğunu anlamış. Hemen bol ateş yakmış, sıcak bir çay ikram etmiş konuklarına. Bir süre sonra gitmeye hazırlanırlarken Kanuni Sultan Süleyman, yaktığı ateş ve hizmetlerinden dolayı kaç para borçları olduğunu sormuş.

Fırsatı yakalamış olan Kömürcü:

“Bin altın” dediğinde, vezir parayı çok fazla bulmuş ve:

“Bu ateşin ücreti çok pahalı oldu” diye karşı çıkmış. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman:

“Bu ateş değdi, pahasını da verin” diye emretmiş.

Kaynak : Çıkar Ağzındaki Baklayı(Deyimlerimizin Öyküleri) – Orhan YORGANCI

Tavsiye ederim çok güzel bir kitap. Özellikle 3,4 ve 5.sınıf öğrencileri için.

Su Damlaları Neden Yuvarlaktır?

Fotoğraf http://www.ndsu.edu internet sitesinden alınmıştır.

Suyun içinde bulunan bir molekül, kendisini çeviren diğer moleküller tarafından eşit oranda merkeze doğru çekilir, dolayısıyla net kuvvet sıfırdır. ”Yüzey gerilimi” adı verilen bu kuvvet aynı zamanda sıvının yüzeyini mümkün olduğu kadar küçültmeye çalışır. Su molekülleri arasındaki çekim kuvveti oldukça yüksektir. İç kısma yönelme ve yüzey alanlarını en düşük düzeye indirme eğilimindeki su damlaları da eşit hacimli geometrik şekiller arasında yüzey alanı en düşük olan şekli, yani küreyi seçer. İnsanların üşüdüklerinde toplanmalarının sebebi kısmen de olsa küre şeklini almaya çalışarak yüzey alanlarını küçültmek ve böylece daha az üşümektir.

Kaynak : TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi – 2002

Bir bebeğin anne karnında cenin pozisyonu dediğimiz pozisyonda durmasının nedeni de yüzey alanını küçültmeye çalışmaktır. Deprem anında cenin pozisyonu alınmasının nedeni de yüzey alanını küçültmek ve böylece ezilme ihtimalini azaltmaktır. Aynı şekilde üşüdüğümüzde organlarımızı bir araya toplamamızın nedeni de yüzey alanını azaltarak soğuğun vücuda etkisini azaltmaktır.
Araştıran:  Cemal KESİK

Çözüme Bak

Orta çağ Avrupa’sında, şizofreni hastalarının kafa kemiklerinde rahipler eşliğinde delikler açılıyordu. Böylece içlerine girdiği düşünülen kötü ruhların ve şeytanların dışarıya çıkacağı düşünülüyordu.

Kaynak: Bilim Teknik Dergisi 513.Sayı 53.Sayfa

 

Aynı Anda Suyun 3 Halini Birden Görmemiz Mümkün Mü?

Hal değişimleri, basınç ve sıcaklık parametrelerine bağlıdır. ”Üçlü nokta” olarak adlandırılan belirli bir basınç ve sıcaklık değerindeyse, bir maddeyi üç hali arasında görmek mümkündür. Su için bu nokta,0,01 °C ve 0,00603’lük atmosfer basıncıdır.

Kaynak : http://biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz//index.php?kategori_id=6&soru_id=222