Aylık arşivler: Nisan 2012

Güneşe daha çok yaklaştığımız halde, en yüksek dağların tepeleri neden çok daha soğuktur?

Tubitak Merak Ettikleriniz köşesinde sorulan güzel bir soru ve cevabı.

Güneşe daha çok yaklaştığımız halde, en yüksek dağların tepeleri neden çok daha soğuktur? (Önder Candaş)

Bunun sebebi dağların tepelerinin merkeze uzak olmasından dolayı yer çekiminin görece azalmış olması, sonuç olarak da buralarda hava tabakasının incelerek ısıyı daha az tutabilmesidir. Ayrıca bir dağın tepesinde bulunmanın sonucu olarak Güneş’e yaklaştığımızı düşündüğümüz mesafe, orantısal olarak düşünürsek, Güneş ile Dünya arasındaki asıl uzaklık ele alındığında oldukça önemsiz bir büyüklükte.
B. Duygu Özpolat

Gel-Git Olayından Faydalanan Alman Denizaltıları

Almanlar 2 .Dünya Savaşı’nda Norveç’te bulunan İngiliz Savaş gemilerinin bulunduğu bir limanı denizaltılarını kullanarak bombalamak istiyordu. Ancak  denizaltıların limana girmesini sağlayacak kadar su yüksek değildi. Gel-gitin en tepede olduğu zamanda bölgedeki su yüksekliğindeki artışla birlikte denizaltıların limana gireceğini hesaplayan ismini unuttuğum bir SS subayının emri ile Alman denizaltıları limandaki savaş gemilerini bombalıyor.

Kaynak:  Bu bilginin kaynağını kaybettim açıkçası. Ama önceden yayınlanan ve ayaküstü okuduğum bir dergiydi. Geo Dergisi, Bilim Teknik Dergisi, Ntv Bilim ya da NTV Tarih dergilerinden birisi veya ismini unuttuğum bir dergi olabilir. Hatırladığım tek şey bilgiyi bir dergiden edindiğim. Denizaltıların bu operasyonu ile ilgili bilgi sahibi olan arkadaşlar benimle konuyla ilgili kaynak paylaşırsa sevinirim. İnternette bu konu ile ilgili hiç bir bilgiye ulaşamadım.

Bilginin kaynağı ile ilgili Bilim Teknik Dergisi, Popular Science Dergisi ve Atlas Tarih Dergilerine elektronik posta gönderdim. Sadece Bilim Teknik Dergisi Yayın Yönetmeni Sayın Dr. Murat Yıldırım’dan daha fazla bilgi vermem halinde ilgili konuyu bulabileceklerini belirten bir cevap aldım.

Uzun Ama Çok Çok İlginç Bir Makale

Bu yazı uzun olmasına rağmen bir solukta kendisini okuttu. Okuduklarınızın gerçekliği konusunda şüpheye düşeceğinizi garanti ederim.

Yarıyı İhmal (hemineglect) Sendromu :

Yarıyı ihmal (hemineglect) sendromunda baş sağa dönüktür; hasta vücudunun sol yarısını yıkamaz, traş etmez ve giydirmez; tabağın soluna konulan yemekleri yiyemez; sayfanın sol yarısını okumaz, yazarken kağıdın sol yarısını boş bırakır ve saat resminin yalnız sağ yarısına rakamlar koyar, yüzün sağ yarısını çizer. Sol kolunun ve bacağının kendine ait olduğunu kabul etmez; bir yabancıya ait addettiği kolunu ya da bacağını yataktan dışarı atmak isterken kendini yerde bulur. Solundaki kişi ve binaları farketmez. Bu sendrom kişiyi dış çevreden haberdar edici sistemin bozukluğuna bağlıdır. Bu sisteme çevre kıvrım (girus cingularis) kabuğu, yan lob kabuğunun arka bölümü, alın lobu göz alanları, çizgili cisim (corpus striatum)ve talamusun pulvinar çekirdeği dahildir. Bu bölgeler çevremizin üç boyutlu(uzay) haritasını, duyu haritasını ve hareket haritasını saklar. Sol yarıküre sağ alanımızı, sağ yarıküre hem sol, hem sağ alanımızı haritalar. Bu nedenle, sol yarıküre hasarı sağ yarıda ihmal yapmaz; çünkü sağ yarıküre sağ ihmali telafi eder. Sağ yarıküre hasarı sol yarıda ihmale neden olur.

 Apraksi : Okumaya devam et →