Yıllar önce Bilim Teknik dergisinde okuduğum ve not aldığım ilginç bir sorunun unutulup gitmesine gönlüm razı olmadı. Öyle bir 5 basamaklı sayı olsun ki rakamlarının toplamının küpü kendisi etsin.
Cevap:

Yıllar önce Bilim Teknik dergisinde okuduğum ve not aldığım ilginç bir sorunun unutulup gitmesine gönlüm razı olmadı. Öyle bir 5 basamaklı sayı olsun ki rakamlarının toplamının küpü kendisi etsin.
Cevap:
Bu yazımda bu kitapta ilgimi çeken bölümlerden kısa bir şekilde bahsedeceğim.
“Gara inersin, bir yolcu gibi büfeyi ararsın. Bütün Avrupa’da büfenin ne olduğunu, orada her şeyin üç misli, beş misli fiyatla satıldığını herkes bilir. Fin büfesinde, Fin lokantasında olduğu gibi, bildiğim kadarıyla hiçbir şey satılmaz. Büfeye sofra kurulur. Yemekler büyük bir orta masasına konur. Rafların bir kenarında her çeşit tabak, kaşık, çatal görünür. Her şey masaya açık olarak konulmuştur. Kimse dağıtım yapmaz. Yemek, içmek isteyen her yolcu dilediği şeyi kendisi alıp doldurur. Doyasıya yiyip içer. Öğle, akşam yemekleri için 1-1,5 markkayı kendisi kasaya öder.(1860’tan 2001’e kadar Finlandiya’da kullanılan para birimi. Finlandiya’nın Euro’yu kullanmasıyla birlikte tedavülden kaldırılmıştır. Euro ile değiştirilirken 1 markkanın değeri yaklaşık 1 Euro kadardı.)
Biz de tam tersi olmuş. Atalarımız bir zaman borçlunun borcunun silindiği ve borcunun kimin tarafından ödendiğini bilmediği Zimen defteri ve ihtiyacı olanın ihtiyacı kadar parayı aldığı sadaka kutuları gibi uygulamalara yer verirken, şimdi dükkanlardan, mağazalardan, camilerden yardım paralarını çalar hale gelmişiz.
Zimen defteri ile ilgili yazıyı okumak için tıklayınız.
Tramvaya binersin biletçi yok. Kontrolör yok. Parayı kutuya atar, dilediğin yere gidersin.”
Finli bir öğretmen bunun nedenini şöyle açıkladı. “Rusya’da bütün Avrupa’da olduğu gibi, halka güven olmadığı için bilet satılırsa, kondüktörü denetlemek için kontrolör konulursa, peki o zaman kontrolörleri kim denetlesin? Biz, kontrolörlere değil halka, insanlara inanırız…
Hemen burada şu Türk işi olay aklıma geldi. Ormanı korumak için bir bekçi görevlendirmişler. Daha sonra demişler ki bu bekçiyi denetlemek için başına bir müdür lazım. Bekçinin başına müdür atadıktan sonra, ya buna bir de sekreter, çaycı ve şoför verelim demişler. Gel zaman git zaman ekonomi kötüye gidince, personelden tasarruf edelim demişler ve bekçiyi işten çıkarmışlar.
Başka bir bölüm;
Her tarafında okullar bulunan ülkede çok sayıda gazete çıkmaktadır ve her kasabanın kendi yerel gazetesi vardır. 18.000 nüfuslu Vyborg’da ikisi Fince, ikisi de İsveççe olmak üzere 4 gazete yayınlanmaktadır. Hemen hemen her bir aile bir gazeteye abonedir.
Bir olay anımsıyorum: Köyün birinde fakir ama çok temiz iki kulübe var. Kulübelerden biri bacakları olmayan, yalnız yaşayan yaşlı bir adama, diğeriyse 10 yaşındaki kız torunuyla yaşayan kör ve yaşlı bir kadına ait. Bu yaşlı ve fakir iki insan ortaklaşa bir gazeteye abone olmuşlar. Küçük kız her gün postaneye gidip gazeteyi alıyor. Eve geldikten sonra büyükannesinin elinden tutarak bacakları olmayan yaşlı adamın evine götürüyor ve gazeteyi onlara okuyor.
Finlandiya’da halkının en eğitimsiz ve fakir kesimleri bile ölmeden önce fikir üretmeye devam etmektedirler. İnsanlar hiçbir şekilde yoksulluklarından utanmıyorlar ve kendi inandıkları gibi yaşıyorlar.
Finlandiya halkının hayatı ekonomik, siyasi, sosyal ve entellektüel açıdan çok iyi düzenlenmiş ve kurgulanmıştır. Ülke halkının Suomi dediği Finlandiya vatandaşlarının dürüstlüğü ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur. BU ÜLKEDE BULUNMAMIŞ BİRİNE FİN DÜRÜSTLÜĞÜNÜ ANLATMAK; DAHA DA ÖNEMLİSİ ONU BUNA İNANDIRMAK NEREDEYSE İMKANSIZDIR.
Finlandiya yeni bir ülkedir ve bütün bu başarıları 70-80 yıllık azimli bir çalışma sonucu elde etmiştir ve eriştikleri bu yüksek uygarlık düzeyi bütün halkın ortak eseridir.
1+2= 132
2+7=5914
5+3=2815
6+4= ?
Yukarıdaki toplama işlemine göre ? işareti yerine hangi sayı gelmeli? Çevap: Okumaya devam et
Ünlü matematikçi Psagorun icadı olan bu kupa aslında günümüz insanına bir çok mesajlar veriyor. Mesajlara geçmeden önce kupanın özelliğinden insan davranışlarıyla ilişkilendirerek kısaca bahsedeyim.
A kupası: Çok susadım su verir misiniz diyen insan.
B kupası: Kupada su var ama neden C kupasındaki kadar çok olmasın? Kupada boş yer de varken üstelik, daha fazla su diyen insan.
C Kupası: Aza kanaat getirmeyip elindekini de kaybeden insan. (Su seviyesi kupanın ortasındaki ince kanalın yüksekliğine ulaşınca hava basıncının etkisiyle su alttan boşalıyor. B kupasındaki seviyenin de altına düşüyor.)
D Kupası: Keşke B kupasındaki suya razı olsaydım diyen ve günümüzde sayısı hızla artan insan tipi.
Öğrenciye haddinden fazla bilgi vermeye çalışılırsa, öğrenci önceki öğrendiği bilgileri de unutur şeklinde bu kupayı eğitimle de ilişkilendirebiliriz.
5. sınıflarla matematik uygulamaları dersinde yaptığımız etkinliği fotoğraflara dökelim dedik bu sefer.
Soru: 3 arkadaş 3 kişilik bir sırada oturarak Cemal Hoca’dan fotoğraflarını çekmesini istiyor. Her fotoğraf karesinde 3 arkadaşın da görünmesi şartıyla bu 3 arkadaş kaç değişik şekilde sırada oturarak fotoğraf çektirebilir?
1. Poz
Cevap: Okumaya devam et
Not: Bu fotoğraftan 2 yıl sonra öğrencimiz Fen Lisesini kazandı. Başarı tesadüf değildir.
Sorular:
http://www.karadenizli.biz//yaren/wp-content/uploads/sorular/c-soru-1.jpg
http://www.karadenizli.biz//yaren/wp-content/uploads/sorular/c-soru-2.jpg
http://www.karadenizli.biz//yaren/wp-content/uploads/sorular/c-soru-3.jpg
http://www.karadenizli.biz//yaren/wp-content/uploads/sorular/ucgen-alan4-soru.jpg
Çözümleri:
http://www.karadenizli.biz//yaren/wp-content/uploads/sorular/c-cevap-1.jpg
http://www.karadenizli.biz//yaren/wp-content/uploads/sorular/c-cevap-2.jpg
http://www.karadenizli.biz//yaren/wp-content/uploads/sorular/c-cevap-3.jpg
http://www.karadenizli.biz//yaren/wp-content/uploads/sorular/ucgen-alan4-cevap.jpg
İlgimi Çeken Vakalar; Okumaya devam et